|
SON DAKİKA
20 Mayıs 2012, Pazar
Çuhadaroğlu ve HedeflerÇuhadoroğlu Holding Genel Müdürü Kenan Aracı : Gelirlerimizin büyük bölümü yatırıma dönüyor.
Dünyada, entegre üretim yapan alüminyum firmaları arasında ilk sıralarda yer alan Çuhadaroğlu Holding Genel Müdürü Kenan Aracı ile dünden bugüne Çuhadoroğlu'nun öyküsü, 2007 analizi, 2008 hedefleri ve AB süreciyle ilgili konuştuk. Başarılar.. Beklentiler. Hedefler.. Efendim, Çuhadaroğlu’nın kuruluşundan bugüne gelinceye kadar geçirdiği süreci Makinaport okuyucularıyla paylaşırmısınız? Çuhadaroğlu ismi kendini ilk olarak 1954 yılında duyurdu. Ahmet Çuhadaroğlu’nun kurduğu ve şahıs firması hüviyetine sahip bir firmayla, çelik yapı elemanları üreterek ticaret sektöründe yer edinen Çuhadaroğlu, 1966 yılından itibaren faaliyet alanını alüminyum doğrama sektörüne kaydırdı. Geçen yıllar boyunca iş hacmini sürekli geliştiren Çuhadaroğlu 1978’e gelindiğinde anonim şirket hüviyetini kazandı. 1996 yılında holdingleşme kararı alan Çuhadaroğlu, bünyesindeki şirketlerin sayısını 8’e yükselterek Türkiye’nin sayılı holdingleri arasına katıldı. Çuhadaroğlu, entegre üretim yapan alüminyum firmaları arasında dünyada ilk sıralarda yer alıyor. Peki firmanızın faaliyetleri hakkında neler söylersiniz? Çuhadaroğlu en son teknoloji ile üretim yapılan 70.000 m2’lik arazi üzere kurulu fabrikasında; alüminyum cephe ve doğrama ürünleri için her türlü alüminyum profil dizayn edilmekte ve üretilmektedir. Bunun dışında her türlü ısı yalıtımlı alüminyum özel tasarım doğrama sistemler, alüminyum levha ve Alucobond cephe kaplamaları, kurşun ve yangına dayanıklı alüminyum kapı pencere doğramaları, anti-terör tipi (bombaya dayanıklı) özel alüminyum doğramalar, manuel veya otomatik alüminyum kapıları, İnterax kapı kapatıcıları ve cam aksesuarları, alüminyum işleme makineleri bu geniş yelpazenin önemli ürünleridir. Firmanızın misyonunu ve vizyonunu değerlendirirmisiniz? Misyonumuz değişime ve teknolojiye ayak uydurarak Alüminyum Sektörünün öncüsü olmak, vizyonumuz ise yeniliklere ve yaratıcılığa değer vererek araştırma ve geliştirmeye sürekli yatırım yapmaktır.Topluma, devlete ve çevreye karşı sorumluluğunu bilerek manevi değerlere saygılı olmak, müşterilerin talep ve beklentilerini tespit ederek imkanlarını bu doğrultuda yönlendirmek, hizmet ettiği firmaların tercih ettiği ve rakiplerimizin saygı duyduğu bir firma olmaktır. Peki ya hedefleriniz? Gelirlerimizin önemli bir bölümünü yatırıma dönüştürüyoruz. Örneğin, Ar-Ge yatırımlarımızı geliştirdik. Üretim kapasitemizi %60 oranında artıracak olan ek tesis inşaatımız bitmek üzere. Kısacası, gelen kaynağı yatırıma ve üretime aktarıyoruz. Bu yöndeki yatırımlarımızın toplamı 15 milyon Euro’yu buldu. Bu yatırımlarımızla birlikte alüminyum sektöründe, dünyada entegre üretim yapabilen ilk üç firmadan biri olma özelliğimizi de pekiştirdik. Alüminyum kullanım alanı itibariyle çok geniş bir ürün yelpazesine sahip. Özellikle içinde olduğumuz Mimari uygulamalarda kullanılan kapı,pencere ve cephe sistemleri yanı sıra özellikle otomotiv, taşımacılık, makine sektörleri gibi farklı kullanım alanları taleplerini karşılamak için alüminyum profillerin üretimini de arttırmayı başardık. Yaptığımız yatırımlara paralel bu ürünlere yönelik artışı, özellikle 2008 ve sonraki yıllarda ihracatta yakalamak istiyoruz. 2007 Yılı Çuhadaroğlu için nasıl geçti ve 2008’den neler bekliyorsunuz? 2007 yılında %15 büyüme ile hedeflerimizi tutturmayı başardık. 2008 hedefleri için ise; günümüzün hızla değişen rekabet ortamında ayakta kalabilmek için ürünlerimizi, üretim proseslerimizi ve müşterilerimize sunduğumuz hizmetlerimizi sürekli olarak değiştirmek , geliştirmek ve yenilemek zorunda olduğumuzu biliyoruz. Bu doğrultuda da sadece ürünlerimizde yaptığımız farklılıklar değil rekabetçi bir ortama ayak uyduracak fiyat ve teslim sürelerimizi iyileştirecek projelerimizi devreye aldık. Bu süreç etap etap 2008 yılı sonuna kadar tamamlanacaktır. Birçok firma AB süreci için çalışmalar yapıyor. AB süreci, sektörünüzü nasıl etkileyecek? Bu konuyla ilgili Çuhadaroğlu olarak çalışmalarınız var mı? AB görüşmeleri çerçevesinde yeni gelen uygulamalar özellikle çevre, özgürlük, adalet, sosyal güvenlik, ekonomik gelişmelerin desteklenmesi, ürün ve verim standartları gibi konularda etkinliğin arttırılması gibi konu başlıkları ile bir takım değişiklikleri beraberinde getirecektir. İşletmeleri disipline etme, çevreye daha duyarlı olma, çalışanların çalışma ve sosyal şartlarındaki iyileştirme, kayıt dışının engellenmesi, rekabet koşullarının daha homojen hale getirilmesi gibi işletmeler açısından önem arz eden hedefler ön plana çıkmaktadır. Bu çerçevede işletmelerin üretim ve ürün maliyetleri artmaktadır. İlk olarak iç pazarda haksız rekabeti engellemek için, her işletme bu kriterlere uymalı, ikinci ve en önemli olarak da yurtdışı rekabet koşullarının oluşması için bu kriterlerin olmadığı ülkelerde ( Çin, Hindistan gibi ) yapılan daha düşük maliyetli üretime karşı belirli önlemler alınmalı ve pazarda ürünlerin rekabet sansı arttırılmalıdır.. Bu çerçevede biz hem bu yatırımları yerine getirmeye çalışıyor hem de bahsettiğimiz etkilerden daha az etkilenmek amacıyla, yatırımlarımızda ve üretimimizde teknolojiye ağırlık vererek marka ve hizmet faktörlerini etkin şekilde kullanarak farklık yaratmaya ve katma değerimizi yükseltmeye çalışıyoruz. Birazda AR-GE ve yeni çalışmalarınızdan söz eder misiniz ? Günümüzde işletmelerin ayakta kalabilmelerinin ön koşulu, yaşanan değişmelere paralel bu sürece ayak uydurmaktan geçmektedir. Eskiden ortaya çıkan bir ürün veya üretim teknolojisi uzun yıllar mevcudiyetini sürdürürken son yıllarda bu süre sektörden sektöre değişmekle birlikte otomotiv , bizimde içinde olduğumuz inşaat ve sanayi sektöründe 3 yılın altına inmiş hatta bilişim sektöründe bu süre 1 yılın da altına inmiştir.Bu hızlı değişime ayak uydurmak ve ayakta kalmaya çalışan firmalar gelişmeleri takip etmek ve bunları hizmet, ürün ve üretim teknolojilerine adapte etmek yolu ile esneklik ve rekabetçi yapılarını güçlendirmeleri gerekmektedir Bu doğrultuda firmamız piyasa şartları ve müşteri talepleri doğrultusunda 2007 yılında 5 farklı yeni ürün sistemi yanı sıra onlarca mevcut sistem üzerindeki değişiklikleri gerçekleştirmiştir.Özellikle ARGE labaratuarlarımızdaki mevcut makine ve ekipmanların yenilenmesi ve günümüz koşullarına ayak uydurulması hedeflenmiş ve bu doğrultuda 2008 yılı bütçesi oluşturulmuştur. Bu faaliyetler sadece yapılacak yatırımlarla kısıtlı kalmayacak olup artan rekabet ve yaşanan hızlı değişime paralel üretim teknolojilerimiz değiştirilmiş veya mevcut olanlarımız yenilenmiştir Yenilik yapmak güncel tabirle ARGE yapmak ,büyük bütçeli yatırımları gerektirmektedir.Ne kadar küçük pazarlara hitap ediliyorsa edilsin,her firma müşterilerinin değişen taleplerine uyum sağlamak ürünlerinde yenilik yapmak zorundadır.Tabi ki yenilik yapılması sadece ürün bazında düşünmemek gerekir. Örneğin üretim için yapılacak yenilikle maliyetler düşürülebilir, kalite yükseltilebilir, üretim süreci azaltılıp müşteriye daha kısa sürede ürününüz ulaştırılabilir. Bu kapsamda değerlendirdiğimizde temel yenilik alanlarımız Ürün, Süreç, Pazarlama ve Organizasyon yeniliği olacaktır. Pazarlama unsurlarımız ve organizasyonlarımız yaşanan bu değişime kayıtsız kalmayarak daha esnek bir yapıya büründürülmeye çalışılmış, gerektiğinde hizmet ve ürüne yönelik radikal değişiklikler yapılmıştır. Bu esnek yapının devamı için yapılması gereken değişimlere her zaman devam edilecektir. Anlayacağınız bahsi geçen araştırma ve geliştirme ; üretimden – pazarlamaya, satınalmadan - mali işler birimimize yada Reklam ve Halkla ilişkiler departmanımızdan - İdari İşlere kadar sürekli tüm birimlerimizde canlı tutulmaya çalışılacaktır. Tabi ki unutulmaması gereken en önemli husus bu tür çalışmaların etkisi bugünden yarına görülemediği fakat geleceğe yatırım yapan her şirket ayakta kalmak istiyorsa tüm ürün, hizmet ve süreçlerinde ARGE ve yenilik yapmak zorunda olduğu gerçeğidir. İş alanında yaşadığınız sorunlar ve çözüm önerilerinizi bizimle paylaşırmısınız? Türkiye’de Alüminyum ile iştigal eden firmalarımızın gerek kalite gerekse verimliliğimizi arttırma amaçlı yatırımları önemlidir. Çünkü ülkemizde enerji ve son zamanlarda yükselen işçilik maliyetlerini düşünürsek yurtdışı platformlarda rekabet etmemiz çok zordur. Ayrıca hammadde de hala dışa bağımlılığın %80 civarında olması önemli bir etken. Esasında Türkiye Alüminyum rezervleri açısından zengin ancak bu rezervleri işlemek için gerekli enerji maliyetlerinin yüksek olması sebebiyle ithalatının yüksek olması, bu değerli maden için ülkeye bırakılacak katma değeri çok düşürmektedir. Bununla beraber Maliye Bakanlığı tarafından uygulamaya başlanan alüminyum sektörünü yakından ilgilendiren tevkifat uygulamaları, üretim yapan firmaların finans yüklerini son derece arttırmıştır. Geçen yıl %15 büyüyen sektörün 2007 yılı sonu itibari ile %5 büyüme gerçekleştirmiş olması bu uygulamanın sonucudur. Çözüm ise; geçen yıl uygulamaya başlanan tevkifat uygulamasının kaldırılması ve buna ilaveten alüminyumun geri dönüşümlü bir malzeme olması sebebiyle teşvik edilmesi ve kayıt dışının engellenmesi amacıyla KDV oranının %10’a çekilerek orta ve uzun vadede sektör için ihtiyaç olan enerji problemi ile maliyetlerin çözümü için geliştirilen stratejilerin öncelikli olarak bir an önce devreye alınmasıdır. Fuar ve reklam çalışmalarına nasıl bakıyorsunuz? 1954 yılından itibaren sektörüne öncülük eden Çuhadaroğlu, pazarlama çalışmalarına paralel olarak reklam ve halkla ilişkiler çalışmaları da yürütmektedir. Sürekli büyüme için reklam harcamaları 2007 yılına göre arttırılmakla birlikte reklamlar amacına uygun sektörel dergiler, gazeteler ve medya kuruluşlarına verilmektedir. Kendi içinde grafik tasarım ve reklam çalışmalarının yürütüldüğü bir departmana sahip olan firmamız; mevcut reklam trendlerini yakından takip ederek, sektöründe öncü olmaya devam etmektedir ve bunların yanı sıra, öğrencilerimizin kişisel gelişimi ve sosyal sorumluluklarımız çerçevesinde üniversitelerde öğrencilerimizin bilgi ve becerilerini arttırmaya yönelik düzenlediğimiz öğrenci proje yarışmaları, üniversitelerde verdiğimiz eğitim ve seminerler ile birlikte Çuhadaroğlu sektörle ilgili yurtiçi ve yurt dışındaki önemli fuarlara düzenli olarak katılarak sektördeki yerini ve konumunu koruyup ismini geleceğe taşımaktadır. Satışlarınızı arttırmak ve müşteri memnuniyetini sağlamak için nasıl çalışmalar yapıyorsunuz? İçinde bulunduğumuz pazar koşulları değişimi zorunlu kılıp buna ayak uyduramayanları oyunun dışına atıyor. Değişime direnmek bir yana, sadece ayak uyduranların bile yeterli büyüklüğe ulaşamadığı günümüz rekabet koşulları firmaları daha fazla öngörülü olmaya ve buna paralel performans artışına bağlı olarak başarıya ulaştırmaktadır. Bu doğrultuda pazarlama içinde yer alan ve satış unsurları içinde sıkça kullanılan ve dillendirilen ‘Fiyat ve Vade’ gibi pazarlama içinde yer alan olmazsa olmaz kavramları daha az konuşulur hale getirilerek ‘Marka’, ‘Hizmet Kalitesi’, ‘Müşteri Memnuniyeti’ olgularını üst sınırlara çekecek anlayışı oturtmayı hedeflemekteyiz İnşaat sektörü krizlerden veya en ufak dalgalanmalardan etkilenen bir sektördür bu nedenle gösterdiğimiz gelişme istikrarlı olmayabiliyor. Bu dalgalanmaları en az hasarla atlatmak ve satışlarımızı arttırmak için 5 yıl önce yüzde 10 olan ihracat oranımızı yüzde 30'a çıkardık ve ayrıca ihracat hedeflerimizi yeni yurt dışı pazarlar ile önümüzdeki periyotlarda yüzde 50 olarak belirledik. Çuhadaroğlu, üstün kalite standartlarını vazgeçilmezi sayarak müşteri memnuniyetinin belirlenmesinde kalite kontrol sisteminin etkin şekilde kullanımına verdiği destek ile müşteri odaklı çalışmalarına devam etmektedir. Sektörünüzde Türkiye’deki mevcut durumun değerlendirilmesini yapar mısınız? Dünyada alüminyum talep artışına ve Türkiye’de son 4 yıldaki istikrara paralel hem iç pazarda hem de dış pazarda yapılan ihracatlarda sürekli artış olduğunu söyleyebiliriz.Ancak tüm sektörlerde olduğu gibi tam bir sanayi envanteri çıkartılamadığı için bazı sektörlerde atıl kapasite problemi oluşabilmektedir. Bu doğrultuda ülkemizde özellikle bahsettiğim olumlu gelişmeler ışığında bazı firmaları gereksiz yatırımlar yapmaya zorlamıştır ancak, bu sağlıksız ve ileriye yönelik teknolojik olmayan yatırımlar atıl hale dönüşme riski yüksektir. Üretim, pazarlama ve insan kaynağı problemini önceden yapılan bu yatırımlar atıl kapasiteyi doldurma adına verilen fiyatlarla firmalara ve ülkemize zarar olarak dönme ihtimali maalesef bizim sektörümüzde de yüksektir. Alüminyum sektörü Türkiye’de yaklaşık 3 milyar ABD Dolarına yaklaşan irili ufaklı başta ekstrüzyon, döküm, hadde olmak üzere 500 firma ile faaliyet göstermektedir. 2006 yılında yaklaşık % 15 büyüyen sektör 2007 yılında maalesef % 5 gibi bir büyüme ile yılı kapattı. Her ne kadar sektör yanlış mali uygulamalar, verimli olmayan yatırım ve tesisler, enerji ve hammadde sorunları nedeniyle rekabet gücünü daha da artıramasa da toplam 680 bin ton üretiminin % 55’ini ihracat etmeyi başardı. Firmamızın da içinde olduğu ekstrüzyon mamulleri üretimi toplam miktarın yaklaşık 240 bin tonu ile üretimin yaklaşık % 35’ini oluşturdu. Yükleniyor...
ÜYE GİRİŞİ
|