Üretici firmaların 2. el kiralama operasyonları olmalı mı?
Evet
Hayır
Kararsız
 

Türkiye'de Makine İmalat Sanayi.

Makine sanayi, ülkemizin diğer sektörlerine göre son yıllarda büyük gelişim gösteren, katma değer performansı diğer imalat sanayisi sektörlerine göre daha başarılı olan ve ihracatını sürekli olarak Türk sanayi ortalamasından daha hızlı geliştiren önemli bir sektör olmuştur.

09 Haziran 2009, 17:40

Türk makine sanayinin başlangıcı 1950’li yıllara dayanmaktadır. 1950 yılında makine sektöründe ilk büyük ölçekli sanayi yatırımı yüzde 100 devlet eliyle gerçekleştirilmiş olup, özel sermayeli firmalar ise 1960’lı yıllarda oluşmaya başlamıştır.

Türkiye’de Makine İmalat Sanayi, devlet teşebbüsüyle kurulmasına rağmen bugün itibariyle kamu iştirakleri büyük ölçüde yerini özel sektör firmalarına bırakmıştır. Makine sanayi, ülkemizin diğer sektörlerine göre son yıllarda büyük gelişim gösteren, katma değer performansı diğer imalat sanayisi sektörlerine göre daha başarılı olan ve ihracatını sürekli olarak Türk sanayi ortalamasından daha hızlı geliştiren önemli bir sektör olmuştur.

1990–2002 yılları arasında kapasite kullanım oranlarına bakıldığında 2000 yılında makine sanayinde KKO yüzde 76,4 ile en yüksek değerine ulaşmış olup, 2002 yılında yüzde 69,8 olarak kaydedilmiştir. 1990–2002 dönemi için kapasite kullanım oranları ortalaması yüzde 69 olmuştur. Makine sanayinde faaliyette bulunan çoğu firma KOBİ (Küçük ve Orta Ölçekli İşletme) niteliğinde olmakla birlikte, ülkemizdeki ucuz işgücü ve gelişmiş mühendislik becerileri, makine imalatçılarının uluslararası pazarlarda rekabet şansını arttıran unsurlardır.

Türk makine sanayinde her türlü parça ve aksamın yüksek kalitede ve rekabet edebilir fiyatlarda üretimi yapılmaktadır. Üretim sürecinde yerli girdi oranı yüzde 80–85 civarındadır. Makine İmalat Sanayi ihracatı son yıllarda sürekli artan bir trend içerisindedir. Ülkemizdeki makine ve aksam imalatçılarının önemli bir kısmı iç pazardaki daralma sonrasında 1995 yılından itibaren başta AB ülkeleri olmak üzere ihracata yönelmiş olup, bunu da AB Direktiflerine ve diğer teknik düzenlemelere uyumlu bir şekilde gerçekleştirmişlerdir. Diğer taraftan, ihracatçılarımızın önemli bir bölümü "CE" işaretine sahip konumdadır.

Türk Makine İmalat Sanayiinde üretilen ürünlerin uluslararası piyasalarda rekabet edebilirliğini arttıran unsurların başında; nispeten düşük seviyede olan mühendislik ve işçilik ücretleri gelmekte olup, emek yoğun olan üretim konularında firmalarımızın teknolojik birikimleri de bir diğer önemli etkendir.

Son yıllarda dünyada müşteri istekleri doğrultusunda makine imalatına yönelme eğilimi söz konusudur. Ek bir mühendislik çalışması gerektiren bu talepler, Batı ülkelerinde fiyatların artmasına sebep olmaktadır. Ülkemizde ise işçilik yanında, mühendislik hizmetlerinin de nispeten ucuz olması, makine imalatçı firmalarının rekabet gücünü arttırmaktadır ve bu üstünlük yakın gelecekte de devam edecektir.

Müşteri istekleri doğrultusunda imalatta, mühendislik ve işçilik ücretlerinin düşük olmasının yanında, oldukça emek-yoğun olan bu üretim konularında Türk firmalarının teknolojik birikimleri rekabete imkân verecek düzeydedir.

Bu olumlu yapı, ülkemizdeki Makine imalatçılarının, bazı Batılı firmalarla gerektiğinde işbirliği yaparak üçüncü ülkelerde, özellikle Rusya Federasyonu ve Türk Cumhuriyetlerindeki tesislerin yenilenmesi veya yeni yatırımların gerçekleştirilmesi imkânını arttırmaktadır.

Yükleniyor...
Yorumlar yüklenirken lütfen bekleyiniz...
ÜYE GİRİŞİ
Kullanıcı Adı : Şifre :